Panik Bozukluğu Nedir?

Panik bozukluğu, kendiliğinden ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan panik ataklarla giden bir klinik tablodur.

Panik atak, aniden ve beklenmedik bir biçimde ortaya çıkan ½-1 saat süreli, bedensel belirtilerin eşlik ettiği yoğun bir anksiyete(bunaltı, kaygı) nöbetidir.

DSM-IV-TR’ye göre bir yaşantının panik atak olarak isimlendirilebilmesi için şu 14 maddeden 4 ya da daha fazlasının gerçekleşmiş olması gerekmektedir:

1-      Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızında artma olması

2-      Terleme

3-      Titreme ya da sarsılma

4-      Nefes darlığı ya da boğuluyormuş gibi olma duyumları

5-      Soluğun kesilmesi

6-      Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma

7-      Bulantı ya da karın ağrısı

8-      Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma

9-      Gerçekdışılık duyguları ya da benliğinden ayrılmış olma duyumu

10-  Uyuşma ya da karıncalanma duyumları

11-  Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları

12-  Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu

13-  Ölüm korkusu

Panik atak sırasında kişi ne kadar çok belirti yaşarsa ve bu belirtiler ne kadar yoğun olursa, kişi kendini o denli bitkin ve yılgın hisseder.

İlk panik atak sıklıkla kendiliğinden ortaya çıkar. Koşma, duygusal travma, alkol gibi her hangi ibr durum panik atağı tetikleyebilir.

Panik ataklar aniden başlar ve belirtiler 10 dakika gibi bir sürede zirve noktasına ulaşabilir; birkaç dakikadan bir saate dek sürebilir. Saatlerce ya da günlerce sürdüğü söylenen ataklar ise tek atağı değil birden fazla atağın olduğunu gösterebilir.

Panik atakta en önemli belirti çıldırma, kontrolünü kaybetme ya da ölüm korkusudur.

Panik atakta, anksiyete(kaygı, bunaltı)nin fizyolojik belirtileri(kalp çarpıntısı, terleme vb.) yoğun olarak görülür.

Panik atak yaşayan insanlar bulundukları yeri terketme, yardım arama davranışı gösterebilirler. Panik atak yaşantısından sonra, atağın tekrarlanacağı korkusu yaşanabilir ki buna “beklenti anksiyetesi” denir.

Panik atak bazen kişinin kaçması ya da yardım alması güç bir durumda ortaya çıkar ve kişi bu durumdan kaçınmaya çalışır. Bu yüzden evden çıkmamaya, kalabalıklara girmemeye, köprüden geçmemeye, yalnız kalmamaya vb. çalışabilir. Bu duruma “agorafobili panik atak” denir. Agorafobi, bir panik atağının yaşanması ya da panik atağı benzeri belirtilerin ortaya çıkması durumunda, yardım sağlanamayabileceği ya da kaçınmanın zor olabileceği ortamlarda ya da durumlarda bulunmaktan korkma olarak tanımlanır.

Panik atağa aynı zamanda depresyon da eşlik edebilir.

Panik atak yaşantısı öznel bir yaşantıdır; dolayısıyla panik atak yaşayan herkes bu durumu farklı ifade edebilir.

Panik bozukluktaki en önemli nokta, kişinin yaşadığı korkuların “gerçekçi olmaması”dır. Yani kişi gerçekten bir kalp krizi de geçirebilir; ya da farklı sebeplerden dolayı bayılabilir. Bu yüzden tıbbi tetkikler sonucunda başkaca bir tıbbi bulgu yoksa panik atak düşünülür.

Kaynaklar:

Köroğlu Ertuğrul, Panik Bozukluğu, Ankara, HYB Yayıncılık, 2006

Duran Çakmak ve Ömer Saatçioğlu, Yüksek Lisans İçin Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları, İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul, 2003

Bu yazı Psikolojik Sorunlar, Tüm Yazılar kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>